Bazı virüsler insanlarda ağır hastalıklara yol açarken, yarasalar neden çoğu zaman hasta olmuyor? Bu sorunun cevabı geleceğin antiviral tedavilerini değiştirebilir. Daha doğrusu, değiştirebilir mi? Şimdi bir düşünelim… SARS benzeri koronavirüsler ve kuduz virüsü gibi insan sağlığı açısından birçok önemli virüs yarasalarla ilişkilendiriliyor.
Peki yarasalar bu virüsleri taşıyabildikleri hâlde neden çoğu zaman ağır hastalanmıyor?
İlk bakışta mantıksız görünüyor. İnsanlarda ağır hastalıklara neden olabilen virüsler, yarasalarda yıllarca, hatta nesiller boyunca dolaşabiliyor.
Peki bunun sırrı ne?
Aslında yarasaların öyle özel bir gücü yok. Virüsler onların hücrelerine de giriyor, çoğalıyor ve enfeksiyon oluşturuyor. Yani virüsler yarasalara karşı etkisiz değil.
Belki de soruyu yanlış soruyoruz.
Virüsler yarasalara neden zarar vermiyor diye sormak yerine, yarasalar enfeksiyonla bizim mücadele ettiğimiz şekilde mücadele etmiyor olabilir mi?
İnsan bağışıklık sistemi çoğu zaman bir hastalık etkenini tamamen ortadan kaldırmaya odaklanır. Ancak bu mücadele sırasında ciddi bir “yan hasar” oluşabilir. Özellikle ağır viral enfeksiyonlarda akciğer, karaciğer veya diğer organlarda meydana gelen hasarın önemli bir kısmı doğrudan virüslerden değil, bağışıklık sisteminin aşırı tepkisinden kaynaklanır. COVID-19 pandemisinde sıkça duyduğumuz sitokin fırtınası bunun en büyük örneği.
Yarasalarda ise durum biraz farklı görünüyor.
Araştırmalar, birçok yarasa türünün güçlü antiviral savunmalara sahip olmasına rağmen inflamasyonu daha sıkı kontrol edebildiğini gösteriyor. Başka bir ifadeyle, virüsle savaşıyorlar ancak savaş alanını yok etmiyorlar (1).
Peki, bunu nasıl başarıyorlar? Bunun tek bir cevabı yok.
Bilim insanları yıllardır bu sorunun peşinde ve bugün birkaç önemli mekanizma üzerinde duruluyor. İlk ipucu ise oldukça ilginç: Uçabiliyor olmaları.
Uçmak son derece enerji gerektiren bir aktivitedir. Bir yarasa uçarken metabolizması olağanüstü seviyelere ulaşır. Bu süreçte hücrelerde yoğun oksidatif stres ve DNA hasarı oluşur. Milyonlarca yıl boyunca uçmaya uyum sağlayan yarasalar, hücresel hasarı onarma ve inflamasyonu sınırlandırma konusunda sıradışı mekanizmalar geliştirmiş olabilir (2).
Bilim insanları ayrıca bazı yarasa türlerinde interferon sisteminin belirli bileşenlerinin enfeksiyon olmadan da belirli düzeylerde aktif olduğunu gösterdi. Bu durum, bağışıklık sistemini olası bir viral enfeksiyona karşı daha hazırlıklı hâle getiriyor olabilir (3).
Ancak belki de en ilginç açıklama, yarasaların virüsleri tamamen yok etmeye çalışmamasıdır.
Doğada milyonlarca yıldır birlikte yaşayan virüsler ve yarasalar arasında bir tür evrimsel denge oluşmuş olabilir. Virüs konağını öldürmez, konak da virüsü tamamen ortadan kaldıramaz. Bunun yerine her iki tarafın da varlığını sürdürdüğü bir “ateşkes” ortaya çıkar. Aslında buna benzer evrimsel dengeler doğada sık görülür. Uzun süre birlikte evrimleşen konak ve mikroorganizmalar, zamanla birbirlerinin oluşturduğu seçilim baskısına uyum sağlayabilir. Bazı durumlarda bu süreç, hastalığın daha hafif seyretmesine ve konağın enfeksiyonu daha iyi tolere etmesine katkıda bulunabilir (4).
Bu yüzden bir yarasa, içinde Corona virus veya başka bir virüsü taşımasına rağmen tamamen sağlıklı görünebilir. Elbette yarasalar da hastalanır. Mantar enfeksiyonları, bakteriyel hastalıklar ve bazı virüsler yarasa popülasyonlarında ciddi ölümlere neden olabilir. Yani “yarasalar hiçbir zaman hasta olmaz” düşüncesi doğru olmadığı gibi mantıklı da değildir.
Yine de yarasaların virüslerle kurduğu bu sıra dışı ilişki, günümüz araştırmalarının en ilgi çekici konularından biri olabilme potansiyelini taşır. Çünkü şu sorunun cevabını bulmakla virüslerle mücadele açısından, Lokman Hekim’in iksirini bulmak benzer olsa gerek.
“Eğer yarasalar virüslerle yaşayabiliyorsa, insanlar da enfeksiyon sırasında ölümcül inflamasyonu azaltmayı öğrenebilir mi?”
Bugün ağır viral hastalıkları önlemenin en etkili yolu aşılar. Ancak gelecekte bağışıklık sisteminin aşırı tepkisini doğrudan kontrol edebilen tedaviler geliştirebilirsek, ağır enfeksiyonların seyrini değiştirmek mümkün olabilir mi?
Virüsü tamamen yok etmek her zaman mümkün olmayabilir. Ama onunla yaşarken kendimizi nasıl koruyacağımızı öğrenebiliriz.
Belki de yarasaların milyonlarca yıldır yaptığı tam olarak budur.
Kaynaklar
- Irving, A. T., Ahn, M., Goh, G., Anderson, D. E., & Wang, L. F. (2021). Lessons from the host defences of bats, a unique viral reservoir. Nature, 589(7842), 363-370.
- Morales, A. E., Dong, Y., Brown, T., Baid, K., Kontopoulos, D. G., Gonzalez, V., … & Hiller, M. (2025). Bat genomes illuminate adaptations to viral tolerance and disease resistance. Nature, 638(8050), 449-458.
- Bondet, V., Le Baut, M., Le Poder, S., Lécu, A., Petit, T., Wedlarski, R., … & Le Roux, D. (2021). Constitutive IFNα protein production in bats. Frontiers in immunology, 12, 735866.
- Little, T. J., Shuker, D. M., Colegrave, N., Day, T., & Graham, A. L. (2010). The coevolution of virulence: tolerance in perspective. PLoS pathogens, 6(9), e1001006.
Yorum bırakın